jeng

her şeye çok üzüldüğüm için ve daha fazla beni üzen şeylere cevap veremeyeceğim için sözlükten ayrılmaya karar verdim. haber vermediğim herkese -ki bu herkes oluyor- onları tanıdığım için çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum.

bu arada hep eleştirdiğimiz yönetimin beni uçurması için ne kadar zor ikna ettiğimi bilseniz onlara hayran kalırdınız. *

hosçakalın gençler.

ters

düz olmayan en önce. ancak başka bir şey var. battal boy mesela. bunun çıkışı ters gelir. mesele bu bence.

istanbul arkeoloji muzesi

bahçesinde saatlerce vakit geçirebileceğiniz dünyayı unutabileceğiniz tek yer. şu sıralar biraz soğuk tabi. ama her daim bir şeyler içebileceğiz bir cafesi mevcut. hem de sıcacık. sonra içeri girip iskender lahti'ni seyredebilirsiniz.

sut

semih kaplanoğlu'nun yumurta- süt- bal üçlemesinin bir parçası. girişiyle oldukça enteresan bir sahneyi perdeye yansıtmıştır. sonradan öğrendiğim bir bilgiye göre yılanın süte geldiği anadolu'da bilinirmiş. geleneksel bir yöntem.

http://www.youtube.com/watch?v=flhus8lf9ga

sozluk yazarlarinin itiraflari

çok çabuk aşık oluyorum. bir de utanmadan gidip yüzüne söylüyorum. söylüyorum da o zamana kadar ilgi manyağı yapan aramaz oluyor. biliyorum hâlâ filmlerde yaşıyorum. küçük dünyamı seviyorum. odamı, kitaplarımı, dali'yi.

odamda bir tane bile ayna yok. kendimi beğenirim de bir daha düşünemem diye.

aşık olmayı sadece gözlerine bakabilmek için istiyorum. oysa hiçbir zaman bununla yetinmiyor. artık aşkım sönüyor ama yerinde sevgisi de kalmıyor.

küçük dünyamda, gitmeyi istediğim yerde tek olmayı diliyorum.

telefona gelen son mesaj

"malmısın kız geldi. çbuk gel"

cem adrian

biraz daha dinlersem intiharıma sebep olacak.

anadolu yolunda rolls royce

esasen merak ediyorum neden hiç eksi oy kullanmıyor? bildiğin "0" eksi oyu. hayır diyeceğim çok iyi kalpli, mutlu, hiçbir şeyi eleştirmez diye ama değil yani biliyorum.* bana gıcık olup bir eksilese ya. çok isterim bunu ben.

sok

biraz önce vasat'ın yaşını öğrenince geçirdiğim durum. niye kimse söylemiyor te allam ya.

demet akalin

içimizden birinin dinleyip sonra da pişman olduğu mani yazarı. isim verip deşifre etmeyim tabi şimdi. iyi çocuktur ama. çocuk derken iyi manada.

burak aksak

taksim metrosunda selamımı almış şirin senarist.

bosver

pek anlamlı redd şarkısı.

http://www.youtube.com/watch?v=vjptezsrfx0

origami

evde milyonlarca fil doğuran sanat. bir de 1 dolardan yapıp millete dağıtıyorum ki cüzdanlarına koysunlar. bolluk, berekete iyi diyorlar da ben battım.

tirnak

uzatınca kımıl kımıl sevindiğim sonra "bu ne iğrençlik" diyerek kestiğim canlı desem değil ,demesem değil öyle garip bir şey.

büyü de yapıyorlarmış. tırnağı alıp üç kere ağızda çiğnediken sonra arı iğnesine tırnağı geçirip istanbul üniversitesi'nin bahçesine atıyorsun. (orada da benim göbek bağım var aslında) sonra üç gün boğaz turu kazanıyorsun. öyle bir neticesi var. gusül şart ama.

dort yaprakli yonca

yazın bulup saksıya diktiğim ama yine 3 yapraklı çıkan bitki.

posetcay

kumpirle kafayı bozmuş. istanbul'a gelirse bizzat ben ısmarlayacağım.

giallorosso

evliyim 2 çocuğum var dedim, inanmadı. o liseli. biz ona inanıyoruz ama. çok inandırdı beni yani.

inci pastanesi

herkesin bir anısı var ya benim de var. ilk sevgilimle buraya gelmiştik. kapının arkasındaki masaya oturmak için daha sonraki gelişlerimizde de dakikalarca bekledik. bu da böyle bir anımdı işte. ne çocukmuşuz he.

sirince

burada 21 aralik'ı atlatanların yolda aşırı alkolden öleceği söyleniyor.

futboldan anlamamak

anlayanı var mesela ama ben düşünüyorum şimdi. adamlar manyak paralar kazanıyor biz böğürüyoruz. niye yani? anlamasam en azından nasıl para kazandıklarını bilmem, mutlu olurum.